BEBEK SU İHTİYACINITAM OLARAK AYARLAR.SU İÇTİĞİ SÜRECE BEBEĞİ SUYA İHTİYACI VAR DEMEKTİR.SU İHTİYACI GİDERİLİNCE ARTIK İÇMEZ.ONUN İÇİN AĞLIYAN BİR ÇOCUĞA BİBERONLA SU VERİRKEN YANILMAYACAĞINIZDAN EMİN OLABİLİRSİNİZ.DAHA İYİSİ,SUSUZLUK,SEÇİCİ NİTELİĞE SAHİPTİR.SUSUZ KALMIŞ BİR BEBEĞE,BBİRİNDE ŞEKERLİ,DİĞERİNDE TUZLU SU BLUNAN İKİ BİBERON VERİLİRSE,İKİSİNİ DE TATTIKTAN SONRA,VÜCUDUNA GEREKENİ SEÇER.
BEBEĞİN YETERİNCE İÇTİĞİ NASIL ANLAŞILIR,FAZLA İÇMEMESİNE NASIL ENGEL OLUNUR?
Aralık 16, 2008 yazan: ozelcocukbakimiBEBEĞİN SUSADIĞI NASIL ANLAŞILIR?
Aralık 16, 2008 yazan: ozelcocukbakimiBAĞIRIR,AĞLAR VE DEVAMLI HAREKET EDER.ÇOK SUSAMIŞSA SIKINTISI YÜZÜNDEN ANLAŞILIR.DUDAKLARINA DOKUNULUNCAKURUMUŞ OLDUĞU GÖRÜLÜR.DİLİDE KURUDUR.BEBEĞİNİZE BİBERONUNU GÖSTERİN. HEMEN ELLERİNİ UZATIR VEYA BİBERONE YAKLAŞMAK İÇİN KALKMAYA ZORLANIR.
FAST FOOD – EĞLENCE Mİ DERT Mİ?
Aralık 16, 2008 yazan: ozelcocukbakimiOfiste, mağazada, yuvada, parkta ya da markette uzun bir gün geçirdiniz. Yemeği pişirmek bir yana düşünmeye bile haliniz yok. Çocuğunuz bekleyemeyecek kadar aç ve bir restoranda oturamayacak kadar huysuz. Biraz ileride görülen neon ışıkları ve arabaya servis tabelaları hızlı, ucuz ve sorunsuz bir yemek anlamına geliyor. Çocuğunuzun “çocuk mönüsü istiyorum” yalvarışları arasında yumuşuyor-sunuz ve daha önce kendi kendinize söylediğiniz “Ben çocuğuma hiçbir zaman fast food ye-dirmeyeceğim” sözü giderek etkisini kaybediyor. Ancak, onu yağlı patates kızartmalarını hatta kızarmış tavuk parçalarını ketçap ve soslara batırarak büyük bir iştahla yerken gördüğünüzde (çocuklar ancak anne babalarının onaylamadığı yiyecekleri böyle iştahla yerler) bir dahaki sefere fast food yedirmemeye yemin ediyorsunuz. Ancak siz de bu yeminlerin boşuna olduğunu biliyorsunuz.
Kendinize haksızlık etmeyin. Bu tür lokantalar insani ihtiyaçlara cevap vermektedir ve siz de küçük bir çocuk annesi olarak zaman zaman böyle bir ihtiyaç içindesiniz. Ancak çocuğunuzun tüm diyetinin ve sağlığının bu alışkanlıklarla bozulmaması için aşağıdaki önerilere dikkat edin:
• Fast food’u bir alışkanlık haline getirmeyin. Ayda en çok 1-2 kez böyle yerlere gidin. Bu yemeklerin hem sizin hem de çocuğunuz için zevkli olmasına çalışın.
• Besin değerleri hakkında bilgi isteyin. Çoğu lokantada böyle bilgiler bulunacak ve seçiminizde size yol gösterecektir.
• Besin değerine dikkat edin. Artık pek çok lokantada daha hafif ve daha sağlıklı seçenekler, daha az yağlı burgerler ve ekmek çeşitleri bulunabilmektedir. Pizza da besin değeri açısından uygun bir tercih olabilir (ancak üzerindeki fazla yağı bir kâğıt peçeteye emdirin). Peynir ve brokkoli ile doldurulmuş fırında patates de iyi bir seçimdir. Yemeğinize ek olarak salata barından havuç, peynir, nohut ve süzme peynir eşliğinde yeşil sebze salataları alabilirsiniz. Çocuğunuz salata seven ender çocuklardansa, içinde makarna ya da patates olan bir salatayla pekâlâ karnını doyurabilir (ancak salatalara yağlı soslar koymamaya özen gösterin). Dondurulmuş yoğurt, çörek ve kurabiyelere kıyasla daha besleyici bir tatlıdır. Soda ya da milk shake yerine süt veya portakal suyu yemeğin besin değerini artırır.
• Telafi konusunda akılcı davranın. Çocuğunuz restoranda besleyici hiçbir şey yemediyse, eve gittiğinizde ona ikram edeceğiniz bir havuç ya da kavun bunu telafi edebilir.
• Suçluluk hissetmeyin. Bu yerlere çok sık gitmiyorsanız çocuğunuzun sağlığını tehlikeye atmıyorsunuz demektir. Onun için keyfini çıkarın.
YEMEK YEMEDE MIZMIZLANAN ÇOCUKLAR İÇİN SOFRA TAKTİKLERİ
Aralık 16, 2008 yazan: ozelcocukbakimiYalnız en iyiyi önerin.
Eğer çocuğunuz yeteri kadar yemiyor ya da düzensiz olarak besleniyorsa yediklerinin olabildiğince besleyici olmasına dikkat edin. İştahı az olan çocuklar kolayca doyar; eğer karınlan kızartma ya da şeker ile doymuşsa ihtiyaç duydukları besinleri verme şansını yitirmişsiniz demektir.
Eğer çocuğunuzun kilosu az ise et, kümes hayvanları, balık, fıstık ezmesi, peynir, muz, fasulye ve bezelye, kurutulmuş meyve ve avokado gibi kalori ve besinden zengin yiyecekleri seçin. Kalori ve protein alımını artırmak için puding, çorba, gevrek hazırlarken katkılı süt formlarım kullanın, bunu yağlı süte de ekleyin. Çorbalara, makarna ve sebzelere rendelenmiş peynir katın. Az miktarlarda sıvı yağ, tereyağı, margarin ve mayonez kullanabilirsiniz, ama diğer gerekli besinlerin yerine geçecek kadar kalori içermemesine dikkat edin. Doktorunuz demir ve çinko içeren çoklu vitamin katkısını da önererek kalori ve protein alımını destekleyebilir.
Acıkınca besleyin.
Çok anlaşılabilir görünse de çocukların çoğu aç olmadıkları için öğünlerde iyi yemek yemezler. Bazı çocuklar sabahlan açlıkla uyanıp gevreklerine sarılırken diğerlerinin iştahlannın açılması için bir süre geçmesi gerekir. Kimi çocuklar çalışan anne babaları akşam yemeğe gelene kadar bekleyebilirlerken diğerlerinin iştahı o zamana kadar çoktan kaybolabilir. Bu nedenle, çocuğun bireysel acıkma düzeni dikkate alınmalıdır. Birkaç gün boyunca, çocuk yemeğe ilgi gösterene kadar (ya da açlıktan hiç söz etmeyen bir çocukta huysuzluk gibi açlık belirtileri ortaya çıkana kadar) yemek vermeyi erteleyebilirsiniz. Çocuğun ne zaman acıktığı belirlenirse bu düzen saptanıp açlık döneminin hemen öncesine bir öğün yerleştirilebilir. Bir kez öğün saatleri yerleştiğinde bunlara uymaya dikkat edilmelidir. Düzenli öğün saatleri, aynı zamanda aynı yerde sunulan yiyecekler çok işe yarar. Acıkmış bir çocuğu ailenin geri kalanı yemeğe hazır olana kadar bekletmek doğru değildir. Gerekirse çocuk daha erken yemek yiyebilir. Ya da tüm aile masaya oturana kadar çocuğun atıştınnası için öğünün bir parçası -biraz sebze ya da ekmek- verilebilir.
Yemeği cazip hale getiren bir ortam oluşturun
Stres dolu bir ortam, en lezzetli yemeğin bile zevkini kaçırabilir. Evdeki yemek ortamının hoş, rahatlatıcı, çatışmalardan, gürültüden ve kargaşadan uzak olmasına özen gösterin. Çocuğun sadece mönüde olanlan yemesi için ısrar etmeyip, sizin seçtiğiniz besinlerden kendi zevkine uygun olanları yemesine izin verin. Yeterli miktarda yediğini gördüğünüzde yorum yapmadan yemeği sonlandınn; sürekli olarak çocuğun daha fazla yemesi için uğraşmak gelecekte pek çok yeme sorununa neden olacaktır. Zorlamaları, rüşvet tekliflerini, yalvarnalar, “hamm yaptı” oyunlanm ortadan kaldırarak çocuğun iştahının doğal seyrini izlemesine izin verin.
Uyarıcıları azaltın.
Çocuğunuzu yemek yemekten alıkoyan uyaranları ortadan kaldınn. Hiç seyretmeyen bir çocuk için bile TV dikkat dağıtıcı olabilir. Kardeşler ya da etrafta oynayan diğer çocuklar dikkati dağıtabilirler. Oyuncaklar ve masa çevresindeki oyun araçları da sorun yaratır. Çocuğunuz, oyuncağı olmadan masaya gelmeyeceğini söylüyorsa “Oyuncağını yanına alabilirsin ama onunla oynayamazsın. O seni yemek yerken izleyecek” diyebilirsiniz.
Bırakın yavaş yesin.
Çocukların çoğu, özellikle kendileri yemeye başladıklarında oldukça yavaş yerler. Bezelyeler tek tek ağıza atılmalı, çubuk makarna tek tek çiğnenmelidir. Çocuğunuza istediği kadar zaman vermeyi unutmayın (çocuğunuza bakan diğer kişilerin de aynı şeyi yaptıklarından emin olun). Yemek yediği sırada onunla birlikte oturun. Sofradan erken kalkmasını engellemek için yanında olun ve konuşun. Yemek yemeye oyun kanştığında ise (bezelyeler portakal suyuna atılıp, makarnalar sandalyeden sallandırıldığında) yemeyi uygun biçimde sonlandırı
Değişiklik yapın Biraz heyecan yaratın. Elle yenebilecek yiyeceklerden kaşıkla yenebilecek olanlara geçin, ya da tersini yapın. Normal bardaktan pipetli bardağa geçin. Kahvaltı yiyeceklerini öğlen yemeğinde yiyin ya da tersini uygulayın. Pişmiş sebzeler yerine çiğ olanları bebek yiyecekleri yerine erişkin yiyeceklerini deneyin.
Esir almayın. Bazen çocuğunuz yemeğin kendisine değil de sandalyede oturmak gibi bir kısıtlamaya karşı çıkabilir.
Bırakın seçici davransın.
Çocuğunuza besleyici yiyecekler verdiğiniz sürece istediğini yemesi konusunda serbest bırakabilirsiniz. Yani: kahvaltıda pizza ya da akşam yemeğinde gevrek yemesine izin verebilirsiniz. Herkesin yediği şeyleri denemesine de izin vermeli ama ısrar etmemelisiniz (okul öncesi dönemde çocuğunuz önüne konanı yemesini öğrenmelidir; ama2 yaş civarı şimdilik sadece yemek yemeyi öğrenmesi yeterlidir tabii seçici olmanın uygun olmadığı (arkadaşların evlerinde) veya pratik olmadığı durumlarda çocuğunuzun seçenekleri bilmesini sağlayın:
Biraz hile yapabilirsiniz.
Meyve ve sebze en besleyici olmaları için bütün halde bulunmaları, hatta tanınabilir olmaları şart değildir. Doğranmış ya da ezilmiş meyveyi yoğurda karabilir, yoğurdu üstü meyvelerle süslenmiş dondurma gibi sunabilir, gevrekleri muz dilimleri üe karıştırabilir, doğranmış ya da ezilmiş sebzeleri (karnabahar beyaz yiyecekler arasında fark edilemez bile) ya da bezelyeyi ve peyniri makarnaya katabilirsiniz. Sebze çorbası pişirebilirsiniz (birçok çocuk buna bayılır). Gözleme hamuruna ince rendelenmiş havuç kattığınızda çocukların çoğu değişiklikten rahatsız olmayacaklardır.
Muz ve sütü karıştırabilir, bunu meyve suyu konsantresi ile tatlandırabilirsiniz. Vitamin ve mineralden zengin sular ve karışımlar (kayısı, şeftali, havuç, domates, elma vb. hazırlayabilirsiniz. Her ne kadar bu son seçim taze lif içermese de çocuğunuzun yeni tatlara alışmasını ve daha sonra sebze ve meyveleri bütün olarak kabul etmesini kolaylaştırır. Çocuğunuz tatlı seviyorsa günlük diyetinde yer alan ekmek, kek ve gözlemelerin içine kuru kayısı, kuru meyve püresi (yumuşatmak için önce sıcak meyve suyunda bekletin), muz, havuç, tatlı patates ve balkabağı ekleyebilirsiniz. Dondurma çeşidi olarak besleyici meyvelerden yapılanlarını seçin ya da kendiniz yapın (kayısı, muz, kavun)
Seçenek sunun.
Çocuğunuz yaptığınız önerileri reddediyorsa ona seçenekler sunun. “Yoğurdunu muzlu mu elmalı mı istersin, gevreğine çilek mi şeftali mi koyalım, makarnana bezelye mi kıymamı mi istersin”. Hiçbirini kabul etmiyorsa baştaki durumunuzdan farklı değilsiniz. Ama eğer kabul ederse önemli bir adım atmış olursunuz. Böyle seçenekler sunmak ona kontrol sağlayacak ve yeni şeyler denemesini kolaylaştıracaktır.
Seçenekleri çeşitlendirin.
Çoğu evde yemeklerde hep aynı 2-3 tür sebze ve 3-4 tür meyve dönüşümlü olarak yenmektedir. Aslında çocuğunuzun hiçbirini yemediğine karar vermeden önce denenmesi gereken pek çok meyve ve sebze bulunmaktadır Siz sevmiyorsunuz diye çocuğunuz da o yiyeceği sevmiyor diye düşünmeyin.
Küçük inatçıyı mutlu edin.
Çocukların çoğu bol malzemeli çorbalar, güveçler gibi karışık ve hatta “birbirine değen” yiyecekleri sevmez. Çoğu tabaklarında tek bir yiyecek isterler. Bunun için yiyecekleri ayrı ayrı sunun veya bölmelere ayrılmış tabaklar kullanın.
Titizlikten vazgeçin. Çocukların çoğu kendi kendilerini beslediklerinde daha fazla yemek yerler. Tabii görünümü pek hoş olmasa da bu işlem sırasında yönetim çocuğun kontrolüne geçtiğinden önemli bir süreçtir. Terbiye kuralları daha sonraya bırakılmalıdır
Küçük öğünler hazırlayın.
Çocukları korkutup daha başlamadan kaçıran ya da yarısının dökülmesine neden olacak tepeleme yemek vermek yerine, küçük porsiyonlarla başlayın. Bunlar biterse her zaman ikinci ve üçüncü porsiyonları verebilirsiniz.
Hayır dediğinde anlayış gösterin.
Her tür yiyeceği hazır edin. Ama tek bir tipte ısrar etmeyin. Çocuğunuz yemeği bitirdiğinde “bir lokma daha” diyerek üstelemeyin.
Sıvıları kısıtlayın.
Yemekler arasında ve yemek sırasında çok fazla sıvı içilmesi katılara yer bırakmaz. Bu durum özellikle de biberoncu çocuklar için sorun yaratır. Çünkü biberonu sürekli yanlarında taşıdıkları için daha fazla sıvı içebilirler. Ayrıca biberon yalnız susuzluğu gidermekle kalmaz rahatlatır alışkanlık yapar.
Yeme modeli oluşturun.
Eğer gününüzü yemek için bile oturmadan geçiriyorsanız,çocuğunuzda aynısını yapmayı öğrenir.Sizi kahve ve kekle kahvaltı yapıyorken görüyorsa oda aynısını yapmak için ısrar edecektir.
6-9 AYLIK BEBEKLER İÇİN GÜNLÜK BESLENME DÜZENİ
Aralık 16, 2008 yazan: ozelcocukbakimi1.ÖĞÜN (6.00-7.00)
KAHVALTI+ANNE SÜTÜ
ARA ÖĞÜN (9.00-9.30)
MEYVA SUYU
2. ÖĞÜN(11.00-12.00)
ET+SEBZE MAMASI+ANNE SÜTÜ
3. ÖĞÜN (15.00-15.30)
YOĞURT +MEYVA PÜRESİ+EKMEK (VEYA BİSKÜVİ)
4. ÖĞÜN (18.30-19.30)
SÜTLÜ MUHALLEBİ+ANNE SÜTÜ
GECE ÖĞÜNÜ:
ANNE SÜTÜ (1-2 KEZ)
BEBEĞİN YİYECEĞİ NASIL SAKLANIR?
Aralık 16, 2008 yazan: ozelcocukbakimiEVDE HAZIRLADIĞINIZ BESLEYİCİ YİYECEKLERİ PÜRE HALİNE GETİRİPBUNLARI BUZDOLABINDA SAKLAYARAK BEBEĞİNİZ İÇİN HER ZAMAN ELİNİZİN ALTINDA HAZIR YİYECEK BULUNDURABİLİRSİNİZ.
MEYVE VE SEBZELERİ AYRI AYRI PÜRE YAPIP KASEYİ SOĞUK SU DOLU BİR KAPTA TUTARAK HIZLA SOĞUTUN. PÜREYİ BUZ KAPLARINA KOYUP STREÇ FİLMLE SARIN VE BUZLUKTA DONDURUN.
DONDURDUĞUNUZDA BUZ KAPLARINI BOŞALTIN.PÜRE KÜPLERİNİ TORBALARA KOYUP KAPATIN.
TORBALARIN ÜZERİNE İÇİNDE NE OLDUĞUNU VE TARİHİ YAZAN ETİKETLER YAPIŞTIRIN.
BUNLARI BİR AYDAN ÇOK SAKLAMAYIN.
YEMEKTEN YARIM SAAT ÖNCE DONDURULMUŞ PÜRE KÜPLERİNİ ÇIKARIP (BAŞLANGIÇTA BİR İKİ KÜP YETERLİ OLACAKTIR.) BİR KABA KOYUN KABI SICAK SUDA BİR SÜRE BEKLETİN ISINAN PÜREYİ ÇOCUĞUN YEMEK KASESİNE AKTARIN.
BÖYLE HAZIRLANMIŞ BİR YEMEĞİ BUZDOLABINDA VE KAPALI KAPTA,EN ÇOK 24 SAAT TUTABİLİRSİNİZ.YEMEKTEN SONRA,BEBEĞİN KAŞIĞININ DEĞDİĞİ HER YİYECEĞİ ATIN.
PREMATÜRLERİN BESLENMESİNDE DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR
Aralık 16, 2008 yazan: ozelcocukbakimi
|
||||||
BEBEK BESLEMENİN PÜF NOKTALARI
Aralık 16, 2008 yazan: ozelcocukbakimiBu, belli bir program olmaksızın, bebeğin acıktığını belirttiği her zaman beslenmesi anlamına gelir.
Açlık, yeni doğan bebeğiniz için yeni bir duygudur. Anne karnında sürekli beslenen bebek dünyaya geldiğinde besinlerim belli aralıklarla almak zorunda kalır. Sindirim sistemi ise uzun aralıklarla fakat çok yiyecek alacak kadar gelişmemiştir. Bu nedenle başlangıçta azar azar ama sık aralıklarla beslenmelidir.
Acıktığı için ağlayan bebeği bekleterek bir şey kazanamazsınız. Ağladıkça strese girer ve emmeyi reddeder. Onu besleyebilmek için yatıştırıp rahatlatmanız gerekebilir. Bebeğinizin gereksinimlerim karşılayarak onu şımartmış olmazsınız, îlk haftalarda bebeğin ağlamasının başlıca nedeni midesinin boş olmasıdır. Sonraları, sindirim sistemi gelişip midesi genişledikçe, her defasında daha çok yiyecek, öğün aralarını da uzatacaktır.
Bebeğimi günde kaç kez beslemeliyim?
Bebeğiniz ne zaman acıkırsa o zaman yemek isteyecektir, ilk günlerde bu oldukça sık olacağından bebeğin ne zaman acıkacağını kestirmek güçtür. Üçüncü ya da dördüncü günlerde iki üç saatte bir acıkabilir, bu nedenle bebeği günde sekiz kez beslemek, bu arada akşamüstü birkaç kez kısa kısa emzirmek gerekebilir. Bebekler, genellikle, mideleri boş olarak beş saatten fazla uyuyamazlar, bu nedenle geceleri iki ya da üç kez beslemek zorunda kalabilirsiniz. Anne sütü daha çabuk ve kolay sindirildiği için anne sütüyle beslenen bebekler mama ile beslenenlere göre daha sık acıkırlar.
Bebeğiniz üç aylık olunca gündüzleri beş, geceleri ise bir ya da iki kez beslenmeye alışmış olacaktır. Mama ile besliyorsanız dört saatte bir besleme düzenini daha kolay kurabilirsiniz.
ÖZEL DURUMLAR
Prematüre bebekler Erken doğan az gelişmiş bebeğinizin iştahı az olabilir, ama onu sık sık beslemelisiniz. Prematüreler daha çok uyumaya eğilimlidirler, aç oldukları halde uyumaya devam edebilirler. Bu nedenle bebeğinizi her üç saatte bir uyandırarak beslemeye çalışmalısınız.
Hastanede bulunduğunuz dönemde bebeğiniz için memeden elle süt boşaltabildiyseniz, eve gelir gelmez emzirmeye başlayabilirsiniz. Bebekler için gerçek memeden süt emmeye alışmak pek kolay olmayabilir. Ona yardımcı olmak için emzirmeden önce bir miktar sütü kendiniz sağarsanız meme başı daha belirgin hale gelir. İkizler ikizleri başarıyla emzirmek gayet kolaydır. Başlangıçta birer birer emzirin, daha sonra ikisini aynı anda emzirmeyi deneyebilirsiniz. Bunun için her birinin bacakları kollarınızın arasında, başları ise avuçlarınızın içinde olmalıdır.
BEBEĞİNİZE YENİ TATLAR SUNARKEN
Aralık 16, 2008 yazan: ozelcocukbakimiDÖRDÜNCÜ AYDA katı besinlere yavaş yavaş başlayabilirsiniz, ancak bebeğiniz yalnızca sütle yetinebiliyorsa katı yiyeceklere geçmek için beşinci ya da altıncı aya dek bekleyebilirsiniz. Unutmamanız gerekir ki katı yiyeceklere geçişin ilk haftalarında süt, yine de onun temel besinidir. Bu dönemde bebeğinizi yalnızca yeni tatlara ve kaşıkla yemeğe
alıştırıyorsunuz. Kahvaltı ya da öğle öğünleri ile başlamanız daha iyidir, böylece bebeğin midesi bozulur rahatsız olursa bu, geceye rastlamamış olur. Önce karnını, meme ya da biberon emerek biraz doyurmasını beklerseniz yeni yiyecekleri kabul etmesi daha kolay olabilir. Böylece, bir kaşık meyve püresini normal öğünün arasına sıkıştırabilirsiniz.
BEBEĞİ YENİ TATLA TANIŞTIRMA
1 Bebek kucağınızdayken bir çay kaşığının ucuna aldığınız yiyeceği dudaklarının arasına değdirirseniz emmeye başlayacaktır. Kaşığı ağzından içeri sokmaya çalışmayın, dilinin gerisinde hissederse öğürebilir. Başlangıçta ilk kez tattığı bu yiyeceğin tadı ve dokusu onu şaşırtabilir. Sabırlı olun ve konuşarak onu yüreklendirin.
2 Bu yeni tattan hoşlandığını size hemen belli edecektir. Yiyeceği ağzından dışarı püskürtürse, çıkardıklarım kaşıkta toplayıp tekrar dudaklarının arasına koyun. Bir çay kaşığı püre yedikten sonra ağzını silip normal öğününe devam edin.
KAŞIĞI REDDEDERSE!
Küçük parmağınızla yiyecekten biraz alıp ağzına sokun. Emmeyi yine reddederse bu yeni yiyeceği denemeyi bir başka zamana bırakın.
BEBEĞiN EMZİRİLMESİ
Aralık 16, 2008 yazan: ozelcocukbakimiBebeğinizi anne sütü ile beslemenin sayısız yararları vardır; ona doğanın sağlayabileceği en iyi besini veriyorsunuz demektir. Bu nedenle, ilk günlerde bazı zorluklar çekseniz bile emzirme konusunda gayretinizi eksiltmeyin. Bu yeni beceriyi bebeğinizle birlikte siz de öğreneceksiniz. Önceleri nasıl emeceğini bilmiyor ya da uzun süre ememiyorsa üzülmeyin, biraz sabırlı olun yeter. Doğumdan hemen sonra bebeğinizin çok fazla besin almasına gerek yoktur. Bu arada meme uçlarınızın sertleşerek emilmeye alışması için yeterli zamanınız olacaktır. Bu konuda “hazır reçeteleri” olan deneyimli yakınlarınızın yada arkadaşlarınızın çok sayıdaki önerileri arasından işinize yarayabilecekleri seçecek ve kısa zamanda güven kazanacaksınız. Yeter ki emzirme konusunda kararlı olun, hemen pes etmeyin. İlk haftaları atlattıktan sonra, bebeğinizi aylar boyunca başarıyla besleyecek bir yöntemin kendiliğinden geliştiğini göreceksiniz.
YAKLAŞIK BİR SAAT boyunca böyle kalabileceğiniz için ikiniz de rahat edeceği bir konum alın. Derin bir soluk alarak gevşeyin. Siz ne denli rahat olursanız, bebeğiniz de o denli rahat emer. Cildinize yeterince dokunabilmesi için bebeğinize olanak tanıyın. Olabiliyorsa, üstünüzü bütünüyle çıkarın, böyle daha rahat ettiğinizi göreceksiniz.
Önce rahatça, dik oturun. Sırtınızı yaslayın. Kolsuz, alçak bir sandalye bu iş için en uygunudur. Yataktaysanız sırtınızı yastıklarla destekleyin. Bebeği memeye yaklaştırmak için altına yastık koyabilir ya da bir dizinizi yükselterek ona destek olabilirsiniz. Emzirmek için öne doğru eğildiğinizde sırtınızı bükmeyin.Bir yastık
bebeğin ağırlığını alacaktır.
Bebeğinizde, meme başını aramasını ve besin bulmasını sağlayan, doğuştan gelme bir refleks vardır. On günlük oluncaya dek, bu refleksten yararlanarak memeyi bulmasını sağlayabilirsiniz. Meme başını yanağına sürtün. Başını çevirerek ağzıyla memeyi arayacaktır.
Bebeğiniz başını içgüdüsel olarak döndürmüyorsa areolanın hemen gerisini hafifçe sıkarak biraz süt gelmesini sağlayın. Bu birkaç damlı sütü bebeğinizin dudağına değdirerek ağzını açmasını sağlayabilirsiniz.
Emzirmeye alışınca
Emzirme olayına ikiniz de alıştıktan sonra, rahat ettiğiniz her konumda emzirebileceğinizi göreceksiniz. Bağdaş kurarak oturma, özellikle sırtınızı yaslaya-bilirseniz, çok uygun bir konumdur